placebo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
placebo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2010 Cuma

human voices like a drum

Placebo - Then The Clouds Will Open For Me from Asia Fassbinder on Vimeo.


my guy has a tan transcontinental
but it keeps me enchained
watch an old black and white movie
fred and ginger are too sentimental, crying in shame
i don't want to be forgotten
i can't be alone
so don't you dare leave me
it's like coming home
to a skin that has died
human voices like a drum
and they're looking right through me
scatter the ashes one more time for me, one more time for me
my guy has a tattoo ornamental
when he's frozen in space
cut your eye far to me
a covered carcass is too elemental, caught underneath a subway
i don't want to be forgotten
i can't be alone
so don't you dare leave me
it's like coming home
it's a skin that has died
human voices like a drum
and they're looking right through me
scatter the ashes one more time for me, one more time for me
one more time for me, one more time for me
one more time for me, one more time for me
one more time for me, one more time for me
trans-likened, twisting my ankle
doing the grave dance
narcotic? yes please, i'll have a sample
riding on my very last chance
then the clouds will open for me
gonna meet my jesus christ
i see history playing before me
for pleasure and passion you play the price
sadness the name of the spike that took me
i'll make that's all
like some raging, hard, horny mephistopheles
who came for my soul

25 Kasım 2010 Perşembe

It's hard to reconcile

Sitem ediyorlar bazen bana ne kızıyorsun diye, ben de bana göre haklı olarak neden kızmamam gerektiğini soruyorum? 

Cevap genelde şahane. ''ne gerek var''
 
O an aydınlanmanın doruğuna erdiğimi hissediyorum, böyle ayak parmaklarımdan beynimin en uç noktasına kadar ışıldıyorum güneşte kalmış kavruk vampir misali. Tevekkeli boşuna sinirleniyormuşum, bak ne gerek varmış, kızdığım kişi kimmiş ki? Ne yapıyorsam kendime yapıyor muşum.

Tamam da kardeşim ben yolda yürürken önüme çıkan ağaca mı küfrediyorum, kola içtiğim su bardağına mı? Adam veya pozitif ayrımcılık yapmayayım ''karı'', dur burda adam olmadı herif demek lazım ki denk olsun, nasıldır bilinmez benim hayatıma teğet geçiyor ki (tayyip@küresel kriz) benim duygu durumumu etkiliyor.

Daha açık olmak gerekirse şimdi mesela hastanede bir hasta yakını var diyelim, adam sabah sabah aç aç hastaneye gelmişsin, ev yapımı böreği tepsi tepsi dizmiş servise, alayımız mutlu, o zaman sorun yok ne gerek var mutlu olmaya o getiren kim ki, denmiyor ama aynı kişi veya aynı vasıfta başka kişi öğleden sonra odaya gelip mıyk mıyk da mıyk mıyk edince kızmayacaksın, o kim ki?

Hastanede kimse sinirimi bozmadı sadece örnek olsun cümle içinde kullanayım vs vs. Yani insanoğlu fevkalade iki yüzlü. Hayır işimize gelince Ahmet amcacığım, yahut köşedeki bakkalın sevimli çırağı, migrostaki en son tezgahtaki lanet karı veya köftecideki uyuz herif yani başka bir deyişle ne gerek var abi adam mı onlar ne kızıyorsun oluyor.


Bu bir erdener abi psikozu değil, sadece ben de dahil teğet geçtiğimiz hayatlarda iyi kötü etkilerimiz var, ben diyebilirim ki aman ne kızmış ki bana ayda yılda bir görürüm zaten, bana mı bozulmuş vs vs. Ama diyebilecek olmam dememi gerektirmez çünkü sadece merhaba demekle bile birilerinin yaşamına giriyoruz. Geçen sene Ankara'da kongrede Blake Cady ''just because you can do it doesn't mean you have to do it'' demişti, tiroidle ilgili bir konuda, bizim radikel cerrahlara. Arada sohbet ederken ben de tiroid sunumlarımda ''just because you feel good doesn't make you right'' alıntısını kullanıyorum demiştim, aramızdak yaş farkına rağmen zihniyet yakınlığından bi birbirimizi sevmiştik.


Evet birşeyleri yapabiliyor olmamız bize yapma hakkı vermez, yaptıkça mutlu olmamız da bizi haklı kılmaz, peh peh amma beylik laflar oldu ha. Sonuç olarak keşke hepimiz çok yakın çok uzak fark etmeden eylemlerimizin insanların hayatlarındaki etkilerini düşünebilsek ve ona göre davransak evet eutopia ama öyle işte. Ben de sinirlenmesem yahut sinirlendirmesem. Buralarda da kelebek etkisi atıfları gözlerimden kaçmadı.
Sonuç: Kendimle uzlaşamadım ki, toplumla uzlaşayım olsun bu sefer. Yersen 1x1 tok karna

 

Take my ego for a ride
'Cause there's nobody by my side
It's getting hard to justify
And it won't be long 'till I collide
My weakness is laid bare
As people stop and stare
But it's the last time I swear

It's hard to reconcile
What I've become
With the wounded child
Hiding deep inside 

26 Eylül 2010 Pazar

Kim ooo? Kurt!

Dün kendisi bir birey oldu anayasal olarak. US anayasasına göre 2 hafta geçti ama, neyse bizde böyle
Bu sebeple kendisine artık sonu, -iş, -oş la biten kelimelerle seslenmeyip adıyla, ki kendisi de bir ABK olacak) çağırıyorum: o artık kanunen birey

E artık hakları da var deyip alışverişe çıktık dün
Acaip bir sektör olmuş bu iş, ben baya kopmuşum (o ne demekse ben de anlamadım, valla bu ilk) ama her sektör gibi maalesef eğer tekel bir iki iyi kurum varsa üretici, onlar da rutini bozmuyorlar

Satan, satış süreci kısa olan, çok satan iyidir, Alan da herkes bundan alıyor vardır bir kerameti  zihniyetiyle... Her mağaza aynı şeylerle dolu; üç aşağı beş yukarı fiyatlar da aynı
Tutturmuşlar bir gemi konsepti, önceden de araba vardı galiba, bir cesur üretici yok roket veya uçak yapsın!!!

Sakın sözümü dinleyip yapmasınlar çünkü vazgeçtik, konsept olarak sıfatlı aletlere karşıyım, spor araba, spor ayakkabı, iş kıyafeti, dağ bisikleti vs, ne için kullanıyorsam o işe yarar ama zor olur ama kolay o bize kalmış
Kurul kararımız: kendimiz yapacağız, yok öyle imalat değil ama parça parça alıp, isteğimize uygun bir kombin:) o nasıl kelimeyse,

Söze girmişken eskiden yıldızlar vardı fosforlu, ghostbuster ghostu falan vardı bauhaus ta çok fazla çeşit bulunan bir reyon var, neon lamba da alırsanız minik tüm gün parıldıyorlar, bakalım ortaya ne çıkacak
Bir de bu var ki evlere zarar, düşünsenize gece zifiri karanlıkta birisi parıldayan seccadede namaz kılıyor, bırrrrr, hele bir de namaz kılan küçük japon korku filmi çocuğuysa




El boyama ürünler var, hoşumuza da gitti, ne isterseniz söylüyorsunuz, renkleri seçiyorsunuz yapıyorlar, aşağıdakini alıp almamakta çok kararsız kaldık, küçüklükten kalma bir lokomotif hayranlığım var, C. de bunu bildiği için kendime mi istiyorum diye şüphelere kapıldı.



Malum Grooveshark'ı da kapattılar. Bana kapanmadı sanırım smile kullandığım için ama ttnet olan yerlerde mahkemenin kapı gibi kararı çıkıyor
Adalet mülkün temelidir gibi devletçi bir yaklaşımla alternatif liste hazırlama yolu olarak Fizy kullanacağım bir süre
Tabi bizde temeller çatı, çatılar temel olunca...


Bu konuda şöyle bir hata var, telekominikasyon kanunu topal sakat yapılınca, normalde bilirkişi raporu gelene kadar taraflar zarar görmesin diye mahkemelere tedbir kararı alma ve 3 ay süreyle siteye erişimin engellenmesi hakkı verildi, bizde bu tedbir kararı kesin karar kabul edilip kanunsuzluk yapılıyor-muş, ben de yeni öğrendim,

Kafam karışık olunca bu tip alışveriş maceraları iyi geliyor
Düşünme gücüm ulan ben bunları aldım ama nasıl öderime yoğunlaşıyor kısa süre de olsa
Yine bir sonbahar ve pozisyon almam gerekiyor,
ne zaman pozisyon alsam,
çok forvet bir kişiliğim olmadığından top taca hatta daha beteri aleyhime penaltıya gider,
 nasıl olur diye kasmayın ben yıllardır bulamadım:)
Neyse artık ok yaydan çıktı, eğer geçmişte bir hataya ne ceza kesildiyse şimdide aynısı olacak, yoksa kendi adalet sistemimde de aksama başlar ki o zaman ben yandım

Günün sorusu being:
optimist?
opportunist?

Bakalım göreceğiz.
Bu hafta liste böyle, bahsettim sebebini aslında fizy'nin iyiliği de yok değil
Source aşağıda görünüyor dailymotion source olanlarda çalma butonunun yanındaki minik pencereye tıklayıp görselini de seyredebiliyorsunuz.
Özet olarak:
Kapımda gene bir kurt
Hem gözlüklü, hem kel


Ne yapalım korkmadan yürüyeceğiz üstüne
Olmadı sürünür yaklaşırız
 

Yaşlandıkça daha eğlenceli olur zannederdim küçükken
Sadece kendimize daha az mı sıkıcı geliyoruz acaba?

I came across a cache of old photos
And invitations to teenage parties
"Dress in white" one said, with quotations
From someone's wife, a famous writer
In the nineteen-twenties
When you're young you find inspiration
In anyone who's ever gone
And opened up a closing door
She said: "We were never feeling bored
'Cause we were never being boring
We had too much time to find for ourselves
And we were never being boring
We dressed up and fought, then thought: "Make amends"
And we were never holding back or worried that
Time would come to an end"
When I went I left from the station
With a haversack and some trepidation
Someone said: "If you're not careful
You'll have nothing left and nothing to care for
In the nineteen-seventies"
But I sat back and looking forward
My shoes were high and I had scored
I'd bolted through a closing door
I would never find myself feeling bored
'Cause we were never being boring
We had too much time to find for ourselves
And we were never being boring
We dressed up and fought, then thought: "Make amends"
And we were never holding back or worried that
Time would come to an end
We were always hoping that, looking back
You could always rely on a friend
Now I sit with different faces
In rented rooms and foreign places
All the people I was kissing
Some are here and some are missing
In the nineteen-nineties
I never dreamt that I would get to be
The creature that I always meant to be
But I thought in spite of dreams
You'd be sitting somewhere here with me
'Cause we were never being boring
We had too much time to find for ourselves
And we were never being boring
We dressed up and fought, then thought: "Make amends"
And we were never holding back or worried that
Time would come to an end
We were always hoping that, looking back
You could always rely on a friend
And we were never being boring
We had too much time to find for ourselves
And we were never being boring
We dressed up and fought, then thought: "Make amends"
And we were never being boring
We were never being bored
'Cause we were never being boring
We were never being bored

21 Eylül 2010 Salı

Nöbet

İnsan eğer iş yoksa nöbette zaman geçiremiyor...
Sabahtan beri aldığım iki yeni konser dvd sini seyrettim,
The Clash abilerin bir de belgeselini izlemiştim
Nasıl parlayıp, yıkıldıklarını
Anladığım şuydu
lead gitardaysan eroin kullanabilirsin ama davulcuysan uçup doğaçlayamazsın

PSB de bir gece hayatı turu yaptırdı


üstüne ezel,
üstüne spar the küs vs vs
Bu arada da bir sürü video.
Ama yok bugün zaman 1. viteste
Zamandan öte bu aralar, belki ben kafa olarak 1. vitesteyim
Sinaps aralıklarım 20 nm yi nano-mil anlamışlar gibi
Hemen bir bilim insanı olarak örnekleyeyim
Eskiden bir olay olsa, bu budur, sebebi şudur, ver tepkiyi al takkeyi
Bir kaç saniye sürerken şu anda
olay ne ki, sebep mi o ne?

Kafam çok karışık
Sırtında yük çok olunca
Önce güçleniyorsun
Badi bildinge gidenler gibi,
Güçlendikçe sırtına alabileceğin maksimum yükü merak ediyorsun
Farkına varmadan amele olmuşsun
Sonra yük taşınamayacak hale gelince bel fıtığı tendon yırtığı

Nereden geldi aklıma Lie to me'de bir diğer ruh hastası örnek profili Dr.Cal Işıkadam abimiz buyurmuştu


''Evrim teorisini hep yanlış yorumluyorsun Jillian, güçlü ölür çünkü gücün sınırı vardır, adapte olan yaşar''
dialog tamamen anladığım kadarıyla uydurulmuştur,
ingilizcem bu düzeyde bir çeviriye yetmez
yamuluyorsam ki kesinlikle yamuluyorum
beni tarih yargılasın

Bugün mahkeme sonucu geldi
Başhekimliğe postayla gelmiş
Personelde bir bayan var
Hayırdır doktor bey bakışı yaptı
Ya da bu aralar sahip olduğum muhteşem anlama kapasitesi ile ben öyle sandım
Bir cinsel taciz davam vardı onun sonucu heralde dedim
İnandı, ürktü
C. aptal esprilerimi her kapasitede kişiye yapmamdan çok rahatsız
Doğru mu yalan mı söylediğimi anlayamadıklarını ve sonra da düzeltmediğim için
saçma sapan şeyler sandıklarına inanıyor insanların!
Pehhh bana ne! Ablaya da müsade ederseniz dava sonucuma bakacam dedim, gözler faltaşı gitti
Neyse artık tacizden yargılandığımı sanan bir idari personel topluluğu var(bknz: dedikodu)

Çok önemli de değil
Yetiştirme yurdunda büyüdüğümü,
abimin beni dövmekten hapse girdiğini
En sevdiği dizinin başrolündeki kişinin kanser olup diziyi bıraktığını bu sebeple bir sonraki haftada araba kazasında öldürüleceğini vs vs
sanan, daha doğrusu sandırılan o kadar çok kurbanım var ki


Biraz da muzik dinleyelim

Off with your head
Dance until you're dead
Heads will roll



The world is run by lying drunks, and balding know it alls,
But my mother told me pride would always come before a fall.
Now remember in the day when we were young and green,

We were filled with hope, we were squeaky clean.



PLACEBO Trigger Happy Hands (Live At Sonisphere 2010) from Placeboworld on Vimeo.


Hepimiz etten kemikteniz
fresh flesh!



bütün haberlerde et sorunu vardı
gagayı konsere çağırsınlar konser sonu kıyafetini atsa fiyatlar düşer
ulan et yemeseniz ölürsünüz sanki
Bu da işitselimiz olsun

20 Temmuz 2010 Salı

KaVrAm KaRmAşAsı

This part is;



Bu da bu da geçen hafta çok dinlediklerim


D.N: bu alfabeyi koymuşken ismimi nasıl gösteririm ona çalıştım, ben şanslıyım iyi adımda T yok

13 Haziran 2010 Pazar

@ postblue

4 gündür Ankara'daydım
Zorlu süreç en sonunda bitti
Şubat'ın 5'inden beri bekle bekle çalış 5 nisan'da yazılı geldi en sonunda sözlü sınav
Eeeee o da tam bana göre oldu. Tam 23 soru.


Hayatımda ilk defa bir sınavdan çıkarken kapıyı zor buldum
Hayır ona canım sıkılmadı da sınav çıkışı bir salaklık yaptım gene ve çıldırdım, ki hala çıldırmışlığım devam ediyor

On milyonuncu defa yemin ederim ki kimseye kibarlık yapmayacağım. 
Ve malesef itiraf etmem gerek en kalite adamlar da bizim meslekte en hödük oğlu hödükler de.


Artık yüküm gitti sırtımdan C'yle yer bakmaya başladık uzaklardan:)


Ne zamandır ihmal ettim, aslında bana hep konserde yaptıklarımı hatırlatığı için mi yoksa başka sebeplerden mi çalmıyordum bilmem ama 
Bir My Best of Placebo listesi çekti bu gece canım.


Bionic çok ama çok sevdiğim bir parça ve şu anki hissiyatlarıma tam oturdu veya oturttu!
3 şarkı daha var ama onları koyma dedi iç sesim
My contradictions my benedictions dım dım...



2 Mayıs 2010 Pazar

Devrik bir cümle olmak ben


Seyretmez olaydım diyemiyorum, dilim varmıyor ama film çok yordu beni, 
Remember Me' yi izledim bu akşam
Bak bu resimdeki ''zenci o yumruğu beklese yıkılmaz''
Benim durumum böyle gibi özet olarak

Filmden bence önemli 2 cümle: 

''If you could hear me, I would say that our finger prints don't fade from the lives we've touched.''


''Whatever you do in life will be insignificant, but it's very important that you do it because nobody else will.''


Senaryo Will Fetters'a aitmiş, kısaca özetlersem öykü kendi travmatik gençliği ve öfkesi üzerine şekillenmiş.
 Spoiler uyarısı yaparak seyretmeyeni uyarayım buradan  kendisinin röportajına ulaşılabilir.
Bahsetmemiş ama filmde karakterler, özellikle ufaklık buram buram Sallinger kokmakta

Tavsiye ederim. O kadar iyi ekipli, süper senaryolu kötü film seyrettim ki bu sene
Neyse emeğe saygı kötü değil de ya ben anlayamadım veya film kendini anlatamadı olsun
Remember Me ilaç gibi geldi.
Arada gereksiz koyulmuş birkaç sahne var ama o kadarı kadı kızında da olur.

Dedim ya i am knocked out.